abierto :Açık
abone el importe en caja: Nakit kasada ödeme caja:nakit kasa
agua potable:İçme suyu
andén:Tren platformu
ascensor:asansör
aseos:tuvaletler caballeros:baylar damas:bayanlar
autoservicio:Self Servis
caliente:sıcak frío:soğuk
cerrado:kapalı
completo:dolu
consigna:Bagaj bırakma
degustación:tatma
empujar:itiniz
entrada:giriş
fecha:tarih
fumadores:sigara içenler
información:bilgi
libre:boş
no funciona:çalışmıyor
no tocar:dokunmayın
ocupado:meşgul
planta baja:zemin kat
plazas libres:boş yerler
privado:özel
prohibido el paso:giriş yasaktır
prohibido bañarse:yüzmek yasaktır
prohibido fumar:sigara içmek yasaktır
rebajas:indirim
liquidaciÓn:satış
salida:çıkış
se alquila:kiralık
señoras:bayanlar
servicios:tuvaletler
se vende:satılık
sÓtano:bodrum
taquilla:gişe
tirar:çekiniz
se ruega no fumar:sigara içilmemesi rica olunur
urgencias:acil
Piden sobornos a "una de cada cuatro"
Una empresa de auditoría afirma que cerca del 25% de las firmas estudiadas en el mundo recibieron pedidos de sobornos
Chavez consolida nacionalización
Venezuela dio un paso más en el proceso de nacionalización de la Siderúrgica del Orinoco, Sidor.
Para chocar con inteligencia
Nueva tecnología en Alemania permite que los automóviles se "preparen" para evitar impactos mortales
ispanyolca kursu taksim ispanyolca öğrenmek ispanyolca kursu bakırköy cervantes ispanyolca kursu kadıköy ispanyolca kursu online ispanyolca kursu fiyatları ispanyolca kursu izmir ispanyolca cümle çeviri ispanyolca seni seviyorum ispanyolca kelimeler ispanyolca cümleler ispanyolca türkçe çeviri ispanyolca şarkılar italyanca ispanyolca çeviri
turkish learner in istanbul
martes, 13 de mayo de 2008
ispanyolca kursu: Leccion 64 Uyarılar İşaretler
ispanyolca, ispanyolca kursu, ispanyolca öğrenmek
ispanyolca cümleler,
ispanyolca dil kursları,
ispanyolca dil kursu,
ispanyolca gramer,
ispanyolca kelimeler
lunes, 12 de mayo de 2008
ispanyolca kursu:Leccion 63 Alışveriş
¿Cuánto es? (Ne kadar?)
¿Cuánto me costará? (Ne kadar tutar?)
¿Se puede pagar...? con tarjeta de crédito / con talón
(Kredi kartı ile / çek ile ödeme yapılabilir mi?)
¿Aceptan tarjetas de crédito? (Kredi kartı kabul ediyomusunuz?)
¿Está incluido el servicio? (Servis dahil mi?)
¿Está incluido el IVA? (KDV dahil mi?)
Póngalo en mi cuenta (Hesabıma ekleyin)
Necesito un recibo, por favor (Fişe ihtiyacım var,lütfen)
¿Se paga por adelantado? (Önceden ödeme yapılıyor mu?)
¿Dónde se paga? (Nerede ödeme yapılıyor?)
Lo siento (Üzgünüm)
No tengo nada cambiado (Üzgünüm bozuğum yok)
Fuerte terremoto en China (Çin'de şiddetli deprem)
Se registró en el sudoeste del país con una intensidad de 7,8 en la escala Richter a 100 km. de la capital de Sichhuan.(Ülkenin güneybatısında kaydedilen Richter ölçeğinde 7,8 şiddetli deprem Sichhuan eyaleti başkentine 100 km uzaklıkta meydana geldi)
Liga Árabe quiere "salvar" a Líbano (Arap Ligi Lübnan'ı kurtarmak istiyor)
Enviará una delegación para interceder por el fin de los combates sectarios que dejaron 40 muertos. (40 kişinin ölümüne sebep olan ayrılıkçı çatışmalara nokta koymak amacıyla bir delegasyonu gönderecek.)
Bloqueos de rutas en Argentina (Arjantin'de yol kesmeler)
Los agricultores retomaron la protesta en contra del esquema oficial de impuestos a los granos. (Tahılları vergilendiren resmi plana karşı çiftçiler protestolarına tekrar başladı)
Chávez contraataca (Chavez karşı saldırıda)
El presidente de Venezuela acusó a Uribe de querer provocar una guerra para justificar intervención de EE.UU.(Venezuela Devlet Başkanı Uribe'yi ABD'nin müdehalesini meşrulaştırmak amacıyla savaş provokasyonu yapmakla suçladı)
¿Cuánto me costará? (Ne kadar tutar?)
¿Se puede pagar...? con tarjeta de crédito / con talón
(Kredi kartı ile / çek ile ödeme yapılabilir mi?)
¿Aceptan tarjetas de crédito? (Kredi kartı kabul ediyomusunuz?)
¿Está incluido el servicio? (Servis dahil mi?)
¿Está incluido el IVA? (KDV dahil mi?)
Póngalo en mi cuenta (Hesabıma ekleyin)
Necesito un recibo, por favor (Fişe ihtiyacım var,lütfen)
¿Se paga por adelantado? (Önceden ödeme yapılıyor mu?)
¿Dónde se paga? (Nerede ödeme yapılıyor?)
Lo siento (Üzgünüm)
No tengo nada cambiado (Üzgünüm bozuğum yok)
Fuerte terremoto en China (Çin'de şiddetli deprem)
Se registró en el sudoeste del país con una intensidad de 7,8 en la escala Richter a 100 km. de la capital de Sichhuan.(Ülkenin güneybatısında kaydedilen Richter ölçeğinde 7,8 şiddetli deprem Sichhuan eyaleti başkentine 100 km uzaklıkta meydana geldi)
Liga Árabe quiere "salvar" a Líbano (Arap Ligi Lübnan'ı kurtarmak istiyor)
Enviará una delegación para interceder por el fin de los combates sectarios que dejaron 40 muertos. (40 kişinin ölümüne sebep olan ayrılıkçı çatışmalara nokta koymak amacıyla bir delegasyonu gönderecek.)
Bloqueos de rutas en Argentina (Arjantin'de yol kesmeler)
Los agricultores retomaron la protesta en contra del esquema oficial de impuestos a los granos. (Tahılları vergilendiren resmi plana karşı çiftçiler protestolarına tekrar başladı)
Chávez contraataca (Chavez karşı saldırıda)
El presidente de Venezuela acusó a Uribe de querer provocar una guerra para justificar intervención de EE.UU.(Venezuela Devlet Başkanı Uribe'yi ABD'nin müdehalesini meşrulaştırmak amacıyla savaş provokasyonu yapmakla suçladı)
ispanyolca, ispanyolca kursu, ispanyolca öğrenmek
ispanyolca alıştırma,
ispanyolca alıştırmalar,
ispanyolca çeviri,
ispanyolca çevirmen,
ispanyolca dinleme,
ispanyolca haberler,
ispanyolca okuma,
ispanyolca tercüman
viernes, 9 de mayo de 2008
ispanyolca kursu: Leccion 62: Problemler ve Haberler
¿Me puede ayudar? (Bana yardım edebilirmisiniz?)
Solo hablo un poco de español (Sadece biraz İspanyolca konuşuyorum)
¿Hay aquí alguien que hable inglés?(Burda ingilizce konuşan birisi var mı?)
¿Qué pasa? (Ne oluyor?)
Quiero hablar con el(la) encargado(a)(Yetkili ile konuşmak istiyorum)
Me he perdido (Kayboldum)
He perdido... el tren/el avión/el enlace (Treni/Uçağı/Aktarmayı kaçırdım)
He perdido el vuelo porque había una huelga (Uçuşumu kaçırdım çünkü grev vardı)
Se ha ido el autocar y me ha dejado aquí (Otobüs gitti, beni burada bıraktı)
¿Me puede enseñar como funciona esto?(Bana gösterebilirmisiniz bu nasıl çalışıyor)
He perdido el monedero (Cüzdanımı kaybettim)
Tengo que ir a... (....... 'a Gitmeliyim))
¡Déjeme en paz! (Beni rahat bırak)
¡Váyase! (Gidin)
Noticias del Dia
Biocombustibles: Alemania recanta(Biyoyakıtlar:Almanya cayıyor)
Alemania retiró su programa para aumentar el uso de biocombustibles en los automóviles.(Almanya otomobillerde biyoyakıt kullanımını arttırmayı hedefleyen programını geri çekiyor)
Piden congelar biocombustibles (Biyoyakıtların durdurulması isteniyor)
El nuevo relator especial de Naciones Unidas para la alimentación, Olivier de Schutter, pidió un congelamiento de las inversiones en los biocombustibles.(BM'nin Gıdadan sorumlu yeni raportörü Olivier de Schutter biyoyakıtlardaki bütün yatırımların dondurulmasını talep etti)
Biocombustibles vs. alimentos (Biyoyakıtlar Gıdalara karşı?)
El desarrollo de los biocombustibles -usados principalmente para los medios de transporte- fue efectuado para obtener una alternativa a los combustibles fósiles y así combatir el cambio climático. (Biyoyakıtların geliştirilmesi-öncelikli olarak ulaşım araçlarında kullanılan-fosil yakıtlara alternatif olarak klima değişimine karşı harekete geçirilmişti)
Solo hablo un poco de español (Sadece biraz İspanyolca konuşuyorum)
¿Hay aquí alguien que hable inglés?(Burda ingilizce konuşan birisi var mı?)
¿Qué pasa? (Ne oluyor?)
Quiero hablar con el(la) encargado(a)(Yetkili ile konuşmak istiyorum)
Me he perdido (Kayboldum)
He perdido... el tren/el avión/el enlace (Treni/Uçağı/Aktarmayı kaçırdım)
He perdido el vuelo porque había una huelga (Uçuşumu kaçırdım çünkü grev vardı)
Se ha ido el autocar y me ha dejado aquí (Otobüs gitti, beni burada bıraktı)
¿Me puede enseñar como funciona esto?(Bana gösterebilirmisiniz bu nasıl çalışıyor)
He perdido el monedero (Cüzdanımı kaybettim)
Tengo que ir a... (....... 'a Gitmeliyim))
¡Déjeme en paz! (Beni rahat bırak)
¡Váyase! (Gidin)
Noticias del Dia
Biocombustibles: Alemania recanta(Biyoyakıtlar:Almanya cayıyor)
Alemania retiró su programa para aumentar el uso de biocombustibles en los automóviles.(Almanya otomobillerde biyoyakıt kullanımını arttırmayı hedefleyen programını geri çekiyor)
Piden congelar biocombustibles (Biyoyakıtların durdurulması isteniyor)
El nuevo relator especial de Naciones Unidas para la alimentación, Olivier de Schutter, pidió un congelamiento de las inversiones en los biocombustibles.(BM'nin Gıdadan sorumlu yeni raportörü Olivier de Schutter biyoyakıtlardaki bütün yatırımların dondurulmasını talep etti)
Biocombustibles vs. alimentos (Biyoyakıtlar Gıdalara karşı?)
El desarrollo de los biocombustibles -usados principalmente para los medios de transporte- fue efectuado para obtener una alternativa a los combustibles fósiles y así combatir el cambio climático. (Biyoyakıtların geliştirilmesi-öncelikli olarak ulaşım araçlarında kullanılan-fosil yakıtlara alternatif olarak klima değişimine karşı harekete geçirilmişti)
ispanyolca, ispanyolca kursu, ispanyolca öğrenmek
ispanyolca guide,
ispanyolca konuşma,
ispanyolca örnek cümleler,
ispanyolca rehber
jueves, 8 de mayo de 2008
ispanyolca kursu:LECCION 61 İspanyolca Günler Aylar Mevsimler
lunes martes miércoles jueves viernes sábado domingo
enero febrero marzo abril mayo junio julio
agosto septiembre octubre noviembre diciembre
la primavera el verano el otoño el invierno
¿Qué fecha es hoy? (Bugünün tarihi nedir?)
¿Qué día es hoy? (Bugün günlerden ne?)
Es el cinco de marzo de mil novecientos noventa y tres (05.03.1993)
cumartesi günü el sábado
cumartesileri los sábados
her cumartesi todos los sábados
bu cumartesi este sábado
gelecek cumartesi el sábado que viene
geçen cumartesi el sábado pasado
Haziran'da en junio
Haziran başında a primeros de junio
Haziran sonunda a finales de junio
yazdan önce antes del verano
yaz boyunca por el verano
yazdan sonra después del verano
enero febrero marzo abril mayo junio julio
agosto septiembre octubre noviembre diciembre
la primavera el verano el otoño el invierno
¿Qué fecha es hoy? (Bugünün tarihi nedir?)
¿Qué día es hoy? (Bugün günlerden ne?)
Es el cinco de marzo de mil novecientos noventa y tres (05.03.1993)
cumartesi günü el sábado
cumartesileri los sábados
her cumartesi todos los sábados
bu cumartesi este sábado
gelecek cumartesi el sábado que viene
geçen cumartesi el sábado pasado
Haziran'da en junio
Haziran başında a primeros de junio
Haziran sonunda a finales de junio
yazdan önce antes del verano
yaz boyunca por el verano
yazdan sonra después del verano
ispanyolca, ispanyolca kursu, ispanyolca öğrenmek
günler,
iş görüşmesi,
ispanya vize işlemleri,
ispanyada iş,
ispanyolca aylar,
ispanyolca kurslar istanbul,
ispanyolca zamanlar,
yıllar
miércoles, 7 de mayo de 2008
ispanyolca kursu:LECCION 60 EL FUTURO / GELECEK ZAMAN
VERBOS REGUALRES
-AR
hablare
hablaras
hablara
hablaremos
hablareis
hablaran
-ER
leere
leeras
leera
leeremos
leereis
leeran
-IR
escribire
escribiras
escribira
escribiremos
escribireis
escribiran
VERBOS IRREGULARES
Tienen las mismas terminaciones, pero la raíz cambia
Cambios en los Verbos Irregulares
TENER TENDR tendre tendras tendra tendremos tendreis tendran
VENIR VENDR vendre vendras vendra vendremos vendreis vendran
PONER PONDR
PODER PODR
SABER SABR
DECIR DIR
QUERER QUERR
HABER HABR
HACER HAR
CABER CABR
VALER VALDR
SALIR SALDR
Ejemplos / Örnekler
tendre tendras tendra tendremos tendreis tendran
estare estaras estara estaremos estareis estaran
pondre pondras pondra pondremos pondreis pondran
limpiare limpiaras limpiaras limpiara limpiaremos limpiareis limpiaran
Marcadores de tiempo para usar con el tiempo futuro:
manana : yarın
la proxima semana: gelecek hafta
el proximo mes, ano, dia: gelecek ay,yıl,gün
dentro de 1 semana, mes, ano: bir hafta içinde,bir ay içinde,bir yıl içinde
despues: sonra
mas tarde: daha sonra
Frases:
El proximo mes viajaremos a Madrid.Gelecek ay madrid'e gideceğiz
Manana los espanoles votaran a su presidente.Yarın ispanyollar başkanlarını oylayacaklar.
Dentro de una semana terminareis vuestro trabajo.Bir hafta içinde işinizi bitireceksiniz.
-AR
hablare
hablaras
hablara
hablaremos
hablareis
hablaran
-ER
leere
leeras
leera
leeremos
leereis
leeran
-IR
escribire
escribiras
escribira
escribiremos
escribireis
escribiran
VERBOS IRREGULARES
Tienen las mismas terminaciones, pero la raíz cambia
Cambios en los Verbos Irregulares
TENER TENDR tendre tendras tendra tendremos tendreis tendran
VENIR VENDR vendre vendras vendra vendremos vendreis vendran
PONER PONDR
PODER PODR
SABER SABR
DECIR DIR
QUERER QUERR
HABER HABR
HACER HAR
CABER CABR
VALER VALDR
SALIR SALDR
Ejemplos / Örnekler
tendre tendras tendra tendremos tendreis tendran
estare estaras estara estaremos estareis estaran
pondre pondras pondra pondremos pondreis pondran
limpiare limpiaras limpiaras limpiara limpiaremos limpiareis limpiaran
Marcadores de tiempo para usar con el tiempo futuro:
manana : yarın
la proxima semana: gelecek hafta
el proximo mes, ano, dia: gelecek ay,yıl,gün
dentro de 1 semana, mes, ano: bir hafta içinde,bir ay içinde,bir yıl içinde
despues: sonra
mas tarde: daha sonra
Frases:
El proximo mes viajaremos a Madrid.Gelecek ay madrid'e gideceğiz
Manana los espanoles votaran a su presidente.Yarın ispanyollar başkanlarını oylayacaklar.
Dentro de una semana terminareis vuestro trabajo.Bir hafta içinde işinizi bitireceksiniz.
ispanyolca, ispanyolca kursu, ispanyolca öğrenmek
ispanyolca dilbilgisi,
ispanyolca gramatik,
ispanyolca isimler,
ispanyolca kalıplar,
ispanyolca sıfatlar,
ispanyolca zamanlar
martes, 6 de mayo de 2008
ispanyolca kursu:LECCION 59 LA PRENSA / GAZETTE
Voz Pasiva (Edilgen)
El verbo SER en tiempo de la frase activa + el PARTICIPIO del verbo que conjugamos.
Usamos las preposicion POR seguida del autor de la accion.
Picasso pintó el Guernica. El Guernica fue pintado por Picasso.
Cervantes escribió EL Quijote. El Quijote fue escrito por Cervantes.
PRENSA EN ESPAÑOL:
http://news.bbc.co.uk/hi/spanish/news/ (Prensa diaria)
www.elmundo.es/ (Prensa diaria)
www.elpais.com (Prensa diaria)
www.hola.com (actualidad social)
www.as.com (actualidad deportiva)
www.bbcmundo.com
VOCABULARİO /vOKABÜLER
El periodico:gazete
La revista: dergi
La portada:Portal
El titular: başlık
La noticia: haber
La seccion de ...
Yahoo se desploma en Wall Street (Yahoo Wall Street'de çöktü)
Sus acciones cayeron un 20% cuando abrió la bolsa de Nueva York, tras el retiro de la oferta de Microsoft este domingo (New York borsasi açilisinda Yahoo hisse senetleri %20 deger kaybetti,bu Pazar Microsoft için yaptigi teklifi geri çekmesinden sonra)
"Eliminen la FAO", pide líder africano (FAO(Dünya Gida Örgütü)yu ortadan kaldirin,Afrikali lider talep etti)
El presidente de Senegal dijo que la organización es un "derroche de dinero" y la culpó de la actual crisis alimentaria. (Senegal devlet baskani organizasyonun "para israfi" oldugunu dedi ve güncel gida krizinde onu suçladi)
Más advertencias sobre alimentos (Gidalar üstüne daha fazla uyari)
El Banco Asiático de Desarrollo dice que crisis alimentaria podría minar los avances logrados contra la pobreza.(Asya Kalkinma Bankasi gida krizinin yoksulluga karsi elde edilen ilerlemeleri zayiflatacagini söyledi)
El verbo SER en tiempo de la frase activa + el PARTICIPIO del verbo que conjugamos.
Usamos las preposicion POR seguida del autor de la accion.
Picasso pintó el Guernica. El Guernica fue pintado por Picasso.
Cervantes escribió EL Quijote. El Quijote fue escrito por Cervantes.
PRENSA EN ESPAÑOL:
http://news.bbc.co.uk/hi/spanish/news/ (Prensa diaria)
www.elmundo.es/ (Prensa diaria)
www.elpais.com (Prensa diaria)
www.hola.com (actualidad social)
www.as.com (actualidad deportiva)
www.bbcmundo.com
VOCABULARİO /vOKABÜLER
El periodico:gazete
La revista: dergi
La portada:Portal
El titular: başlık
La noticia: haber
La seccion de ...
Yahoo se desploma en Wall Street (Yahoo Wall Street'de çöktü)
Sus acciones cayeron un 20% cuando abrió la bolsa de Nueva York, tras el retiro de la oferta de Microsoft este domingo (New York borsasi açilisinda Yahoo hisse senetleri %20 deger kaybetti,bu Pazar Microsoft için yaptigi teklifi geri çekmesinden sonra)
"Eliminen la FAO", pide líder africano (FAO(Dünya Gida Örgütü)yu ortadan kaldirin,Afrikali lider talep etti)
El presidente de Senegal dijo que la organización es un "derroche de dinero" y la culpó de la actual crisis alimentaria. (Senegal devlet baskani organizasyonun "para israfi" oldugunu dedi ve güncel gida krizinde onu suçladi)
Más advertencias sobre alimentos (Gidalar üstüne daha fazla uyari)
El Banco Asiático de Desarrollo dice que crisis alimentaria podría minar los avances logrados contra la pobreza.(Asya Kalkinma Bankasi gida krizinin yoksulluga karsi elde edilen ilerlemeleri zayiflatacagini söyledi)
ispanyolca, ispanyolca kursu, ispanyolca öğrenmek
estambul guia,
ispanyolca türkçe kurs,
spanish course,
spanish course istanbul,
spanish online,
spanish turkish,
turco en estambul,
viaje a estambul
lunes, 5 de mayo de 2008
ispanyolca kursu:LECCION REPASO / TEKRAR
Actividades /Activiteler
Forma el diminutivo de las siguientes palabras:
Chica
Silla
Mesa
Bolso
Palo
Traduccion / Tercüme
Lütfen gitar çalmayı kesermisin
Öğretmen sınıfa girdiğinde öğrenciler konuşmayı kestiler
Eğer bir içecek çok hoşuma giderse içmeyi kesmem
Birmania: más de 15.000 muertos (Birmanya:15000 den fazla ölü)
Cifra de víctimas del ciclón Nargis crece dramáticamente. EE.UU. pide acceso al régimen militar para prestar ayuda.(Nargis kasırgasının kurbanlarının sayısı dramatik bir şekilde artıyor. ABD askeri rejimden yardım için izinv ermesini istedi.)
Barril de crudo a US$120 (Ham petrol varili 120$
El precio del petróleo supera el hito de los US$120 por primera vez, debido al riesgo de escasez en Nigeria e Irak (Petrolün fiyatı ilk defa 120$'ın üstüne çıktı,Nijerya ve Irak taki kıtlık riskinden kaynaklı olarak)
Se casa la hija de Bush (Bush un kızı evleniyor)
Esta semana, para la familia del presidente George W. Bush, poco importarán los resultados de las primarias del Partido Demócrata entre Hillary Clinton y Barack Obama. (Bu hafta Bush ve ailesi için Clinton ve Obama arasındaki Demokrat Parti önseçimlerinin sonuçları daha az önemli)
Forma el diminutivo de las siguientes palabras:
Chica
Silla
Mesa
Bolso
Palo
Traduccion / Tercüme
Lütfen gitar çalmayı kesermisin
Öğretmen sınıfa girdiğinde öğrenciler konuşmayı kestiler
Eğer bir içecek çok hoşuma giderse içmeyi kesmem
Birmania: más de 15.000 muertos (Birmanya:15000 den fazla ölü)
Cifra de víctimas del ciclón Nargis crece dramáticamente. EE.UU. pide acceso al régimen militar para prestar ayuda.(Nargis kasırgasının kurbanlarının sayısı dramatik bir şekilde artıyor. ABD askeri rejimden yardım için izinv ermesini istedi.)
Barril de crudo a US$120 (Ham petrol varili 120$
El precio del petróleo supera el hito de los US$120 por primera vez, debido al riesgo de escasez en Nigeria e Irak (Petrolün fiyatı ilk defa 120$'ın üstüne çıktı,Nijerya ve Irak taki kıtlık riskinden kaynaklı olarak)
Se casa la hija de Bush (Bush un kızı evleniyor)
Esta semana, para la familia del presidente George W. Bush, poco importarán los resultados de las primarias del Partido Demócrata entre Hillary Clinton y Barack Obama. (Bu hafta Bush ve ailesi için Clinton ve Obama arasındaki Demokrat Parti önseçimlerinin sonuçları daha az önemli)
ispanyolca, ispanyolca kursu, ispanyolca öğrenmek
adana,
barselona tur,
ispanya tatil,
ispanya tur,
ispanya turları,
ispanyada tatil,
ispanyolca türkçe,
kocaeli,
madrid tur,
sakarya,
samsun,
sevilla turları
viernes, 2 de mayo de 2008
ispanyolca kursu:LECCION 58 Sufijos para formar el Diminutivo con nombres y adjetivos
EL DIMINUTIVO / KÜÇÜLTME
-ITO -ITA
-ICO -ICA
-ILLO -ILLA
Libro - Librito - Librico -Librillo
Casa - Casita - Casica -Casilla
Suave - Suavecito - Suavecico -Suavecillo
Duro - Durito - Durico - Durillo
Actividades / Aktiviteler
Transforma los nombres y adjetivos con los sufijos diminutivos como en el ejemplo:
Mi hermana tiene tres perros. Mi hermanita tiene tres perritos.
Ese niño come un helado.
Tomo el sol en la playa.
El pan esta duro.
La alfombra esta limpia.
Caperucita Roja lleva una tarta para su abuela.
NOTICIAS DEL DIA
El presidente de Bolivia anuncia que el estado toma el control de la mayor empresa de telecomunicaciones del país. (Bolivya Devlet Başkanı Evo Morales ülkenin en büyük telekomünikasyon şirketinin kontrolünün devletin eline alındığını ilan etti.)
Miles acuden al inicio del recorrido de la antorcha olímpica por Hong Kong, pero también hay protestas.(Binlerce insan Hong Kong'da olimpiyat ateşinin koşusuna katıldı, ama protestolarda vardı)
La voz de una mujer es más seductora cuando está en su período más fértil, afirma una investigación.(Kadınların sesinin hamilelik döneminde daha çekici olduğu bir araştırma tarafından tespiet edildi)
ispanyolca, ispanyolca kursu, ispanyolca öğrenmek
internette ispanyolca,
ispanyolca cümleler,
ispanyolca kelimeler,
ispanyolca linkler,
ispanyolca örnekler,
ispanyolca tanışma
jueves, 1 de mayo de 2008
Día internacional de los trabajadores / Primero de mayo
Hoy es el Día Internacional de los trabajadores o Día internacional del trabajo o Primero de mayo, es la fiesta movimiento obrero mundial. (Bugün işçilerin uluslararası günü veya uluslararası çalışma günü veya 1 Mayıs, uluslararası işçi hareketinin bayramı.)
El 1 de mayo de 1977, los sindicatos españoles todavía no estaban legalizados(1 Mayıs 1977'de ispanyol sendikaları daha legal değillerdi), sin embargo(bununla birlikte), sus afiliados decidieron celebrar la Fiesta del Trabajo con una manifestación similar a la realizada en otros países del entorno(sendika üyeleri diğer çevre ülkelerdeki gibi bu çalışma bayramını benzeri kutlamalarla kutlamaya karar verdiler). El acto central se desarrolló con una marcha en la localidad madrileña de Vallecas.(Merkezi gösteri Madrid'e bağlı Vallecas bölgesinde gerçekleşen bir yürüyüşle yapıldı)
Entonces, la policía cargó brutalmente contra los participantes(O zaman polis vahşice katılımcılara saldırdı), pero no impidió que las bases de lo que sería en España el Primero de Mayo quedaran sentadas(Fakat bu İspanya'da 1 Mayıs'ın temellerini atmaya engel olamadı). Todavía hubo que esperar un año para que la conmemoración recibiera el visto bueno de las autoridades.(Sonrasında kutlamanın resmi yetkililer tarafından kabul edilmesi için bir yıl beklemek gerekecekti) Las celebraciones comenzaron de forma conjunta entre CC OO (Comisiones Obreras) y UGT (union General de los Trabajadores). (Kutlamalar CCOO(İşçi Komisyonları) ve UGT(İşçi Birliği) sendikalarının birlikteliğiyle başladı)
A todos los trabajadores del mundo ENHORABUENA!(Dünyanın bütün işçilerine ve emekçilerene tebrikler!!!)
El 1 de mayo de 1977, los sindicatos españoles todavía no estaban legalizados(1 Mayıs 1977'de ispanyol sendikaları daha legal değillerdi), sin embargo(bununla birlikte), sus afiliados decidieron celebrar la Fiesta del Trabajo con una manifestación similar a la realizada en otros países del entorno(sendika üyeleri diğer çevre ülkelerdeki gibi bu çalışma bayramını benzeri kutlamalarla kutlamaya karar verdiler). El acto central se desarrolló con una marcha en la localidad madrileña de Vallecas.(Merkezi gösteri Madrid'e bağlı Vallecas bölgesinde gerçekleşen bir yürüyüşle yapıldı)
Entonces, la policía cargó brutalmente contra los participantes(O zaman polis vahşice katılımcılara saldırdı), pero no impidió que las bases de lo que sería en España el Primero de Mayo quedaran sentadas(Fakat bu İspanya'da 1 Mayıs'ın temellerini atmaya engel olamadı). Todavía hubo que esperar un año para que la conmemoración recibiera el visto bueno de las autoridades.(Sonrasında kutlamanın resmi yetkililer tarafından kabul edilmesi için bir yıl beklemek gerekecekti) Las celebraciones comenzaron de forma conjunta entre CC OO (Comisiones Obreras) y UGT (union General de los Trabajadores). (Kutlamalar CCOO(İşçi Komisyonları) ve UGT(İşçi Birliği) sendikalarının birlikteliğiyle başladı)
A todos los trabajadores del mundo ENHORABUENA!(Dünyanın bütün işçilerine ve emekçilerene tebrikler!!!)
ispanyolca, ispanyolca kursu, ispanyolca öğrenmek
ispanyolca 1 mayıs,
ispanyolca kurslar ankara,
ispanyolca kurslar ispanyolca,
ispanyolca kurslar izmir
ispanyolca kursu Leccion 57: 1 de Mayo
¿En qué trabajas? (Ne iş yapıyorsun?)
¿Te gusta? (Seviyormusun?)
Soy... médico(a) profesor(a) secretaria (Ben doktorum/öğretmenim/sekreterim)
Trabajo en... una tienda una fábrica un banco(Bir dükkanda/fabrikada/bankada çalışıyorum)
Trabajo en casa / Trabajo por cuenta propia (Evde çalışıyorum /Kendi işimi yapıyorum)
He estado en el paro... /...meses : İşsizdim ...ay boyunca
Ahora es muy difícil encontrar trabajo: Şimdi iş bulmak çok zor
¿Cuáles son sus horas de trabajo?: İş saatlerin nedir?
Trabajo de nueve a cinco de lunes a viernes : 9 dan 5 e kadar pazartesi-cuma çalışıyorum
¿Cuánto tiempo tiene de vacaciones?: Ne kadar tatiliniz var?
¿Qué quieres hacer cuando seas mayor? :Büyüdüğünde ne olmak istiyorsun?
Trabajador (İşçi)
Un trabajador o trabajadora es una persona que con la edad legal suficiente, y de forma voluntaria presta sus servicios retribuidos. Cuando no tiene la edad suficiente, se considera trabajo infantil. Si no presta los servicios de forma voluntaria, se considera esclavitud.
Estos servicios pueden ser prestados dentro del ámbito de una organización y bajo la dirección de otra persona física o persona moral, denominada empleador o empresario; o bien como trabajador independiente o autónomo, siendo su propio dueño.
¿Te gusta? (Seviyormusun?)
Soy... médico(a) profesor(a) secretaria (Ben doktorum/öğretmenim/sekreterim)
Trabajo en... una tienda una fábrica un banco(Bir dükkanda/fabrikada/bankada çalışıyorum)
Trabajo en casa / Trabajo por cuenta propia (Evde çalışıyorum /Kendi işimi yapıyorum)
He estado en el paro... /...meses : İşsizdim ...ay boyunca
Ahora es muy difícil encontrar trabajo: Şimdi iş bulmak çok zor
¿Cuáles son sus horas de trabajo?: İş saatlerin nedir?
Trabajo de nueve a cinco de lunes a viernes : 9 dan 5 e kadar pazartesi-cuma çalışıyorum
¿Cuánto tiempo tiene de vacaciones?: Ne kadar tatiliniz var?
¿Qué quieres hacer cuando seas mayor? :Büyüdüğünde ne olmak istiyorsun?
Trabajador (İşçi)
Un trabajador o trabajadora es una persona que con la edad legal suficiente, y de forma voluntaria presta sus servicios retribuidos. Cuando no tiene la edad suficiente, se considera trabajo infantil. Si no presta los servicios de forma voluntaria, se considera esclavitud.
Estos servicios pueden ser prestados dentro del ámbito de una organización y bajo la dirección de otra persona física o persona moral, denominada empleador o empresario; o bien como trabajador independiente o autónomo, siendo su propio dueño.
ispanyolca, ispanyolca kursu, ispanyolca öğrenmek
ispanyol kültür merkezi,
ispanyolca ankara,
ispanyolca eskişehir,
ispanyolca izmir,
ispanyolca kursları istanbul,
ucuz ispanyolca kurs,
ucuz ispanyolca kursu
Suscribirse a:
Entradas (Atom)